Yeşil dönüşümde ‘merkez’ etkisi bekleniyor

İklim kriziyle bağlantılı olarak olağanüstü hava olayları artıyor. Bu basit bir hava değişikliği değil, ciddi maliyetler doğuran bir durum aynı zamanda. İklim krizi ülkelerin bütçe dengelerine de zarar veriyor. Avrupa Başkanı Christine Lagarde, iklim sorununu “varoluşsal bir kriz” olarak tanımlıyor ve “İklim krizinin etkilerini merkez bankaları dikkate almak zorundadır” diyor. İklim krizi derinleştikçe yeşil para politikası çağrıları da yoğunlaşıyor. Uzmanlara göre merkez bankaları bu çerçevede önemli bir oyuncu olmak durumunda. Merkez bankalarının yeşil dönüşümün finansörü olacak görevler üstlenmeleri gerektiğini belirten uzmanlar, “Finans kesim iklimle mücadelede yeşil enerjiden yana olmalı” diyor.

Bu konuda çalışmalar yapan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. A. Erinç Yeldan ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Baş Ekonomisti Burcu Ünüvar yeşil merkez bankacılığı üzerine bir makale hazırladı. Makalede, “Türkiye’nin iklim krizi ile mücadelesinde merkez bankasının da sorumlulukları bulunuyor. Para politikasının ‘yeşillendirilmesi’ ertelenen fiyat istikrarına ulaşmayı da destekleyecek” değerlendirilmesi yapıldı.

670 MİLYAR DOLAR

Prof. Dr. Erinç Yeldan konuyu Hürriyet’e özel detaylarla anlattı. Yaptığı açıklamada, “Yeşil bankacılık, yeşil finansman kavramları dünyada çok itibar gören, riski daha düşük, daha saygın, teşviklendirilen bir finansman biçimi olarak yaygınlaşıyor. Dünyada yeşil finansman kategorisi altında değerlendirebileceğimiz finansman biçimleri yaklaşık 670 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. 670 milyar dolarlık pastadan Türkiye’nin de yararlanması lazım. Enerji dönüşümüzü yatımlarımızı destekleyecek küresel anlamda çok önemli bir finansman kaynağı var ve Türkiye’nin buna uzak kalmaması gerekiyor. Meksika, Güney Afrika, Kore bu konuda muazzam bir şekilde reklam faaliyeti içerisinde. Çin de kirletici ucuz iş gücüne dayalı olumsuz imajını silmek için COP toplantılarında tanıtım yapıyor. Türkiye ise iklim kriziyle mücadelede şu anda çok itibarlı bir konumda değil. Karbon emisyonu azaltımını henüz masaya koymadık” dedi.

10 YILLIK BİR ZAMAN KALDI

“Dünya yepyeni bir sanayileşme stratejisine hazırlanıyor” diyen Prof. Dr. Yeldan, “Dünyada yılda 50 milyar ton karbondioksit sera gazı emisyonu var. Sanayi devriminden bu yana 1.5 santigrat derecede ısınmayı tutmamız için de bilim insanlarının hesaplarına göre 500 milyar tonluk bir bütçemiz bulunuyor. Yani 10 yıllık bir zamanımız kaldı. Fırsatı kaçırmamalıyız.”

Yeldan ayrıca finans kesiminin yapması gerekenleri de sıraladı: “Kredi dağıtımında kahverengi sektörleri beslememek gerekiyor. Merkez bankaları bankalar arayıcılığıyla o sektörlere açılan kredilere daha yüksek faiz verilebilir.”

GÖREV TANIMINDA OLMALI

TSKB Baş Ekonomisti Burcu Ünüvar’a göre de son 30 yılda, merkez bankalarının görev tanımları ağırlıklı olarak fiyat istikrarına yöneldi. “Kuşkusuz fiyat istikrarı ve büyüme görünümü merkez bankaları için önemli kavramlar. Ancak iklim krizi bağlantılı riskler, bu başlıkların tamamını etkiliyor” diyen Ünüvar, şöyle devam etti: “Yeşil merkez bankacılığı, merkez bankalarının araç bağımsızlığı ile çelişmeyecek şekilde tasarlanmalı. Bu çerçevede, öncelikle iklim krizi bağlantılı risklerin sayısallaştırılarak iktisadi oyuncularla para politikası çerçevesinden iletişiminin yapılması önemli. İklim krizi stres testi de finansal politikaları tasarlarken önemli girdiler oluşturacak araçlardan biri olarak değerlendirilebilir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*